Riyad Makaev - Doğruhaber/Analiz

Rusya’nın son yıllarda dünya siyasetinde aldığı rol, herkesi şaşırttı, diyebiliriz. Rusya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kaybettiği Ortadoğu pazarını bütçesinin büyümesiyle birlikte yeniden geri almayı hedefe koydu. Rusya açık açık dünya liderliğine oynamaya başladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “başarılarına” en son eklenen “Kırım ilhakı” oldu. Şu anda yaşanan durumu anlamak için, ekonomisini anlamak gerekir. Biz, bugün yaşanan herhangi bir siyasi gelişmenin temelinde ekonominin yattığını biliyoruz. Rus ekonomisinin de tamamen petrol ve doğalgaz ihracatına bağımlı olduğu bir sır değildir. Rusya’nın bütçesinde vergi gelirleriyle birlikte petrol ve doğalgaz ihracatından kazanç payları yaklaşık yüzde 57 ve yüzde 64 olduğunu bilinmektedir. Petrol, varil başına ortalama fiyatı sadece 1 dolar azalırsa, Rusya federal bütçesi 2 milyar dolar kaybeder.

RUSYA`NIN ANA RAKİBİ

Bilindiği üzere, petrol ve doğalgaz sadece Rusya`da bulunmamaktadır. 20 senedir Rus gaz rezervleri artmazken, dünyanın geri kalanında keşfedilen yeni rezervler yalnızca son on iki yılda, Rus rezervlerini iki defa aşıyor. Peki, bu yeni rezerveler nerede bulunmaktadır? Cevap gayet açık - İran, Katar ve Türkmenistan. İran, dünyanın kanıtlanmış en büyük doğalgaz rezervlerinin bulunduğu ülkesidir. İran, Rusya`yı bu konuda daha üç sene önce geçti. Bu nedenle, Rusya`nın en önemli ekonomik rakibi şu anda İran’dır.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa tarafından İran`a karşı uygulanan ekonomik yaptırımlar hala yürürlükte ve tamamen İran enerji ürünleri sunmanın yanı sıra İran bankaları ve sigorta şirketleri aracılığıyla ödeme ve para transferleri yapmaya da engel olunuyor. İran petrolünün başlıca alıcısı Çin`dir. Aslında, Batı ve onların “Sünni arkadaşlarına” Suudi Arabistan, Kuveyt ve BAE yanı sıra Rusya’yı da hiçe sayarak, İran`ı ayakta tutmaya destek veren tek ülke de Çin’dir. Rusya ise İran`a karşı uygulanan ekonomik yaptırımların ana faydacısıdır. O yaptırımlar sayesinde, petrol ve doğalgazda yüksek fiyatlar korunmakta ve fantastik doğalgaz rezervleri olmasına rağmen İran’a, Avrupa`ya yönelik doğalgaz boru hattı inşaatına izin verilmemektedir.
Buna rağmen, son 10 yılda İran`ın gaz üretimi iki kat artarken, Rusya’da ise sadece yüzde üç oranında artış göstermiştir. Yani ekonomik yaptırımlara rağmen ve üçüncü ülkelere doğalgaz boru hatları olmadığı halde İran 100 milyar metreküp doğalgaz üretimini arttırdı. Bu oran bugün Rusya’nın AB`ye ihraç ettiği gaza çok yaklaşmıştır. İran sadece iki veya üç yıl içinde doğalgaz üretimini 130 metreküp arttırmayı düşünüyor. Avrupa Birliği`nin Rusya’dan ithal ettiği gazın hacmi de o kadardır. Bu durum tabi ki Rusya için çok vahim olacaktır. Daha da kötüsü, İran’ın yeni Cumhurbaşkanı ile Batı’ya doğru emin bir yol almış olmasıdır. İran’ın bugünkü Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani “Batı yanlısı” ve Batı kültürünü benimseyen bir şahsiyettir. Ruhani, 1995 yılında İngiltere`nin Caledonian Üniversitesi’nde master tezi ve felsefe doktorasını almıştır. O Rusça, Arapça, Fransızca, Almanca ve İngilizce çok iyi derecede bilmektedir. Seçim kampanyasında Ruhani önce İran’da tartışılmaya bile yasak olan konuları gündeme getirmişti, nükleer konusunda uluslararası toplumla çatışma, ülkenin uluslararası izolasyonu, uluslararası yaptırımların yıkıcı etkileri ve İran ekonomisinin kötü durumu. 1 Mart 2014’te İran Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani ülkesinin nükleer silah üretmekten vazgeçtiğini duyurdu. Rusya hamlede geç kalmadı, hemen ertesi gün 2 Mart 2014’te üniformalarında hiçbir ülke işareti olmayan Rus askeri birlikleri Kırım`da ortaya çıktı. İran, Rusya’nın başlıca rakibi olmasına rağmen aynı derecede güçlü diğer rakipleri de vardır, Katar ve Türkmenistan. Rusya’nın rakipleri hepsi bu da değildir...

DÜNYA ZEMİN GAZI VEYA SHALE GAZI

Üretimin ilk deneyimleri neredeyse 100 yıl önce gerçekleşmiş olmasına rağmen, ancak şimdi Amerikan teknolojisi onu bir endüstriyel ölçekte üretime alabildi. ABD`de Shale gaz rezervleri 24 trilyon metreküp olarak tahmin edilmektedir. Veya dünya gazından yüzde 10’u ABD’de bulunuyor, diyebiliriz. Sonuç olarak, ABD’de gaz fiyatları 500 ve 600 dolardan 140 dolara düşmüştür. ABD doğalgaz üretimi açısından dünyanın birinci sırasını kaptı ve Katar gazına artık ihtiyaç duymamaktadır. ABD artık kendi gazını nereye satacağını düşünüyor. Katar ise bu nedenle gaz için yeni pazarlar aramaya başladı ve bunun için en iyi piyasanın Avrupa olduğunu biliyor.

ABD artık Rusya`nın tek ideolojik rakibi olmaktan çıktı, aynı zamanda ana ekonomik rakibi ve düşmanı durumuna geldi. Ama gazı üretmek önemli değil, önemli olan bunu tüketiciye teslim etmektir. Bugüne kadar, dünyanın yüzde 26 ve Avrupa’nın yüzde 35 doğalgazını boru hatları ile Rusya’dan sağlanmaktadır. Rus boru hatları, dünyanın en güçlü doğalgaz hatlarıdır. Rusya boru hatlarını, geçtiği tüm ülkelerde Rusya`nın ekonomik ve siyasi nüfuzunu öne çıkarmak için bir araç olarak da kullanmaktadır. Ukrayna’nın elinde bulunan gaz taşıma sistemi ise Avrupa`da ikinci ve dünyada dördüncüdür. İşte bu sistemden dolayı Rusya kendi stratejik çıkarlarını koruyabilmek için Ukrayna krizinde ön sırada ölesiye direnmektedir. Kırım’ın ilhakı da bunun içindir. 2011 yılında Ukrayna üzerinden transit Avrupa’ya gönderilen gaz hacmi 101.1 milyar metreküptür. Ukrayna üzerinden AB’ye giden gaz taşıma sisteminin taşıma kapasitesi ise 142.5 milyar metreküptür.

Shale gaz ile bağlantılı bir başka önemli yön ise hemen hemen her yerde üretim yapabilir olduğudur. Önemli Shale gazı rezervleri, özellikle Polonya’da, Ukrayna`da ve Avrupa`da da bulunmaktadır. Dolayısıyla Rusya’nın boru hatların önemi hızla azalacak ve bununla birlikte Rusya, boru hatları geçen ülkelere olan etkisini kaybedecek ve doğalgaz fiyatları da büyük ölçüde düşecek. Tabi ki Rusya bunu istemez ve ne pahasına olursa olsun engellemeye çalışacak.

PUTİN`İN GÜCÜ VE ZAYIFLIĞI

Putin, 15 yıl, yani 1999 yılından beri Rusya`da iktidarda bulunmaktadır. Tüm bu zaman içerisinde, farklı dönemlerde ortaya çıkan ciddi sorunlara rağmen, itibarını yüksek bir düzeyde tutmayı başarmıştır. Putin`in başarısı kendi kişiliğinden veya dâhiliğinden değil, büyük ölçüde dönem boyunca sürekli yükselen petrol fiyatlarına bağlıdır. Rusya`nın ekonomik durumunu anlamak için sırasıyla yükselen petrol fiyat grafiğini görmekle anlaşılmaktadır. 1999 yılından bu yana, petrol fiyatı varil başına 20 dolardan 140 (2008) dolara yükseldi ve kısa vadeli krizden dolayı şuan ki 110 dolara çekildi. Dolayısıyla, “Zayıf Yeltsin” ve “güçlü Putin” gibi anlayışı tamamen yanlıştır. Sadece yükselen petrol fiyatları vardır... Hiç adı duyulmamış Putin’den çıkan bugün ki Putin’in ardındaki sır, işte bu yükselen petrol fiyatlarıdır.

Ancak son yıllarda, yüksek petrol fiyatlarına rağmen, Rusya`nın ekonomik büyümesinin durma noktasına geldiği görülmektedir. Ve bu anlaşılabilir bir durumdur. Hammadde satışına dayalı Rusya ekonomisi, Çin gibi üretime dayalı ekonomiye göre daha az etkili ve ABD gibi bilgiye dayalı ekonomiye nazaran birçok kez daha az verimlidir. Bunu daha iyi görmek için, örneğin, iPhone yapıldığı hammaddeye ve üretim maliyetine bakmak yeterli olacaktır. iPhone Çin`de yapılıyor olmasına rağmen, kârın “aslan payı”nı Amerikan şirketi Apple almaktadır. Çünkü hammadde ve imalatını bir araya getirsen de beyin her zaman çok daha pahalı olmuştur.

Aynı zamanda, Avrupa gaz piyasasındaki Rus egemenliğine karşı tehdit daha ciddi hale gelmektedir. Birincisi ve en önemlisi, İran`ın nükleer programından vazgeçmesi ve olası ekonomik yaptırımların kaldırılması. İkincisi Shale gazın üretiminin büyümesi ve Katar’ın çıkarları...

Böyle bir durumda alınan çağrılara yanıt olarak Putin’in bir şeyler peşinde olduğu açıktır. Böyle durumlarda çözüm olarak görünen şey her zaman savaş olmuştur. Bugünlerde elde edilen ateşkes anlaşması sadece tarafların aldığı bir moladır. Ukrayna krizi silahlı veya silahsız ama devam edecektir... Çünkü masaya konulan çok büyük bir pastadır... Müslüman dünyası hala teşehhütte “parmak kaldırılması lazım veya lazım değil” tartışmalarına devam ederken, gayri müslimler göründüğü gibi bir zamanlar bizim elimizde bulundurduğumuz dünyayı ele geçirip şimdi pazar pazar kendi aralarında bölmeye çalışıyorlar!