Taksim Meydanı`nda toplanan Türkiye Kamu-Sen üyesi bir grup, ellerinde Türk bayrakları ve pankartlarla Galatasaray Meydanı`na yürüdü. Öğretmenlerin, PKK tarafından alıkonulmasını protesto eden grup basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Son bir hafta içerisinde, yedisi Diyarbakır`ın Lice ilçesinde, biri Hazro ilçesinde ve dördü de Elazığ`ın Arıcak ilçesinde olmak üzere 12 öğretmenimiz cinayet şebekesi PKK tarafından kaçırıldı.

 

Otuz yıldır ülkemizin kanını emen bölücü terör örgütü, bugüne kadar yüzü aşkın öğretmenimizi katletmiş, okullarımızı basmış, eğitim yuvalarını yakarak eğitim hizmetini sekteye uğratmayı amaçlamıştır. Tek amaçları, öğrencilerini ülkesine ve milletine faydalı donanımlı bireyler olarak yetiştirmek olan öğretmenlerimize yönelik bu hain saldırıları şiddet ve nefretle kınıyoruz. Hükümetin, kaçırılan meslektaşlarımızın bir an önce yuvalarına ve çok sevdikleri mesleklerine sağlıkla dönmelerini sağlamasını istiyoruz" dedi.

Bostan, bölücü örgütün eğitimcilere ve okullara yönelik saldırısının asıl amacının; çocukların iyi eğitim almasını, aydınlanmasını ve memleketine sadakatle bağlı vatan evlatları olarak yetişmesini engellemek ve böylece kendi insan kaynağını oluşturmak olduğunu söyledi. Son yıllarda bölücü örgütün ve destekçilerinin faaliyetlerinde gözle görülür bir artışın söz konusu olduğuna değinen Hanefi Bostan, şunları söyledi:

"Özellikle sivil vatandaşlarımıza dönük saldırılar pervasızca artmış bulunmaktadır. Anne karnındaki bebeğe bile kastedecek kadar çıldırmış olan cinayet şebekesi; büyükşehirlerimizi bombalarla kana bulamakta, Türk Kürt ayrımı yapmadan vatandaşlarımızı öldürmekte, şehir merkezlerinde güpe gündüz cinayet işlemekte; kaymakamlarımızı, sağlık memurlarımızı, öğretmenlerimizi kaçırmakta; yol keserek kimlik kontrolü yapmakta, sözde mahkemeler kurmakta, vergi adı altında haraç toplamaktadır. Velhasıl, uzun sözün kısası "Buraların ağası benim" demektedir. Türkiye Cumhuriyeti, toprakları üzerinde bir çapulcu sürüsünün hüküm sürmesine göz yumacak bir muz cumhuriyeti değildir. Türk Devletine kimse kafa tutma cüretini gösteremez. Fakat devletimizi yönetme pozisyonunda olanlar da bu şuurla hareket etmelidir."

Hükümetin daha cesur hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Hanefi Bostan, bölücü örgüte ve destekçilerine karşı en sert tutumun alınması gerektiğini vurguladı. "Hükümet şunu unutmasın ki, bölücü teröre karşı atacağı her adım milletimizden tam destek görecek ve teşvik" diyen Hanefi Bostan, "Yanlışlardan bir an önce dönülmeli ve büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu beladan kurtarılmalıdır. Bir öğretmenin, bir sağlık memurunun, bir kaymakamın kendi toprağımızda bir çete tarafından kaçırılıyor olması kudretiyle övündüğümüz devletimizin ayıbıdır. Türkiye Cumhuriyeti`ni bu ayıptan kurtarın. Kendi toprağımızda can güvenliğimizden ve huzurumuzdan emin bir şekilde yaşamak istiyoruz" diye konuştu.


Grup, yapılan açıklamanın ardından dağıldı.