Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Genel Başkanı Avukat Hitay Güner, Trafik Haftası’nın başlaması nedeniyle yaptığı açıklamada; ulaşım, trafik, yol güvenliği ve bu sorunların Türkiye bilançosunu aktardı. 

Türkiye’deki yol güvenliği sorununun büyümesine dikkat çeken Güner, “Motorlu taşıt sayısı son 10 yılda iki kat arttı. Son 20 yıldaki trafik kazası sayısı, önceki yıllar toplamının iki katına çıktı. Aynı dönemde trafik kazalarının sayısı 2,5 kat, yaralananların sayısı da 2 kat arttı.”şeklinde istatistiki bilgiler verdi. 

“Motorlu taşıt sayısı son 10 yılda iki kat arttı”

Güner şöyle konuştu: “Hızlı kentleşme sürecindeki Türkiye’de şehir içi ve şehirlerarası yollarda trafik sıkışıklığı, buna bağlı zaman kaybı, hava kirliliği, ekonomik kayıplar, insanlarda stres ve trafik kazalarındaki hızlı tırmanış endişe verici boyutlara gelmiştir. Türkiye’deki motorlu taşıt sayısı 2003 yılında 9,5 milyonken, bu sayı 2013’te yaklaşık iki kat artarak, 18 milyona ulaştı.

‘Karayolu’ kavramıyla tanıştığımız 1950’den bu güne kadar geçen 63 yılın son 20 yıllık dönemindeki toplam trafik kazası sayısı, ilk 43 yılık dönemindeki toplam trafik kazası sayısının 2,5 mislidir. Grafik ani yükselmiştir ve yükselmektedir. 

Yine 1950 yılından bu yana ilk 43 yılda 1 milyon kişi trafik kazasında yaralanmışken, son 20 yılda bu sayı 3 milyon olmuş, 2 misli daha artmıştır.”dedi.

“Tekerlekli sandalye kullananların çoğunluğu trafik kazası mağdurudur”

“Trafik kazasındaki ölümlerin sayısı son yıllarda azalma göstermekle beraber, hala olması gereken düzeyden çok yukarıdadır.” diyen Güner, sözlerini şöyle sürdürdü: “30 yıl önce engelliler için ”rampadan” bahsedildiğinde umursanmazken, bu gün kaldırımlarda, binalarda “rampa” olmadığı için şikayetler artmaktadır. Tekerlekli sandalye kullananların çoğunluğu trafik kazası mağdurudur. 

76 milyon nüfusumuzun 25 milyonu sürücü belgesi sahibidir. “Aktif reşit” nüfus sayısı dikkate alındığında oran yarı yarıyadır. Her geçen yıl sayı artmaktadır. Aynı şekilde motorlu araç sayısı grafiği hızlı tırmanıştadır. Yol, işletim, denetim gibi hizmetler bu artış hızıyla orantılı değildir. 

Geriye dönük bu sayılara bakıldığında, acil ve sürdürebilir önlemler alınmazsa gidişatın endişe verici olduğu açıktır. Problemi yalnız görevli kamu kuruluşları değil ve fakat toplum birlikte çözmek durumundadır. İnsanımızın şikayetçi ve edilgen değil, olumlu eylem eğiliminde etken olması gerekmektedir.Umuyoruz ki, içinde bulunduğumuz Trafik Haftası, bu sorunların tartışılmasına vesile olur.”dedi. (İLKHA)