Şehadet şerbetine son anların…
Var mıydı daha güzeli?
Var mıydı daha istediğin bir şey?
Var mıydı?
Genç yaşında tüm beşeriyete öğretmen oldun.
Senden öğreneceklerdi tüm gençler;
Mektebinde Şahadet olmayan bir gençliğin,
Hakikat yolcusu olamayacağını...
Bir emsal oldun gelinlik çağındakilere,
Ne bir dünyalık ne de bir vehn vardı gözünde.
Güzel ziynetler içerisinde olmaya hakkın varken;
Sen , en güzel ziynetin vuslatını tercih ettin..
Kendini O’na(c.c) yaraşır bir şekilde sundun.
Sundun en tatlını, sundun Canını...
Biliyordun sevginin bedel istediğini
İmanının ispatını sundun en değerlinle
Senin bir davan vardı,bir derdin vardı,
Zaten “Davası olmayanın derdinin de olamayacağı” düsturunun,
Fehmine varmıştın.
Meydan okumayı öğrenmiştin.
Çağın Cehil’lerine, Leheb’lerine ve de Ubeyy’lerine
Senin adaşın ve de davadaşın olan;
Esma binti Ebubekir’den
Asırlar öncesinden...
Davanın vusulüne ulaşabilmesi için seçilenlere;
Korkmadan, yorulmadan bitmeyen bir cehd ile
Mağaralarına iman azığını taşıyarak...
Meslektaşından devralmıştın bu işi.
O da, karanlıkları yırtarak korkunun ne olduğunu bilmeden
“En büyük Davanın Seçilmişine” azık taşımakla sorumluydu.
Ve sen Ey Esma binti Biltaci!
Yürüdün, mermilerin yağmur gibi yağdığı zeminde
Yürüdün ,ölüme meydan okurcasına
Yürüdün ,ölümü korkuturcasına
Yürüdün,Yürüdün
Ve arkanda gelenlere, gelinlere ve mücahidelere
Tarihe geçecek olan şu sözlerle seslendin:
“En değerlilerinizi kurban etmeden hakikate ulaşamazsınız...”
Ya Rab!
Bizleri senin yolunda kurbanlık seçilen İsmail’lerden eyle..
Bizleri İsmail’inden geçebilen Hacerlerden eyle...
Ve bizleri en sevdiklerini senin yolunda sunmaktan çekinmeyen
İbrahimler’den eyle...

 

Feyzullah Güzel / Kahta - Yaş: 19