DİYARBAKIR – İslami ve insani faaliyet yürüten 72 sivil toplum kuruluşu, Suriye’deki katliamlara tepki göstermek amacıyla Diyarbakır AZC plaza önünde kitlesel basın açıklaması düzenledi. Eyleme HÜDAPAR Diyarbakır Belediye Başkan Adaylarının da katıldığı görüldü.
 
Eylemde, “Beşar Esed Cenevre’ye Değil Savaş Suçluları Mahkemesine!” şeklinde yazılı afiş açıldı, “Cenevre’ye değil Cehenneme Git Esed!”  şeklinde pankartlar açıldı. Basın açıklamasını Mavi Marmara Gazisi M. Ali Zeybek okudu.   Fotoğraflara yansıyan bu zulümün, dünyanın dört bir yanında Müslümanlara reva görülen devlet teröründen sadece küçük bir örneği olduğunu dile getiren Zeybek, “ Beşer Esad işkencede babası Hafız Esed’i dahi arattırdı. Boynuzun kulağı geçtiği bir duruma gelen Beşer Esad, tüm dünyanın gözüne baka baka zulmünü pervasızca icra etmeye devam ediyor. 

Fotoğraflara yansıyan bu zulüm, dünyanın dört bir yanında Müslümanlara reva görülen devlet teröründen sadece küçük bir örnektir. Türkiye`de cumhuriyet döneminden günümüze; gerek toplu katliamlarla gerekse de kolluk güçlerinin işledikleri suçlardan, işkencelerden bir farkı yoktur.” dedi.   Zalim Mübarek ve halefi Sisi`nin yaptıklarından bir farkın olmadığını ifade eden Zeybek “Filistin`de İsrail’in, Bosna`da Sırpların. Myanmar’da Budistlerin, ABD’nin Afganistan`da. Guantanamo’da, Ebu Gureyb’de, Fransa`nın Cezayir’de, Mısır’da zalim Mübarek ve halefi Sisi`nin yaptıklarından bir farkı yoktur.

Fotoğrafların bir mezbahayı andırdığı, insanların kesilerek, boğularak, aç bırakılarak, vücutlarının belirli bölgeleri yakılarak sistematik bir işkenceye tabi tutulduğu belgelerle tescillenmiştir. Bununla beraber gerçeğin daha da ürkütücü boyutlarda olduğunu da bilmekteyiz. Bu zulmün fotoğraflarını görüp de hâlâ farklı anlamlar yüklemeye, yorumlar yapmaya kalkmak, basiretsizliğin ta kendisi, maşeri vicdanı derinden yaralayan bir aymazlık ve gaflettir.” ifadelerini kullandı.  

Bugünün tarihten asla silinemeyeceğini söyleyen Zeybek, “Kadın, çocuk, yaşlı, mazlum, masum insanların zulmün en şiddetlisine duçar oldukları bu görüntüler, vicdan sahibi insanlar ve iman sahibi Müslümanlar tarafından asla unutulmayacaktır. İslami kurum ve kuruluşların etkileyici, caydırıcı tavır ve tutumlarla rol almalarını, seslerini yükseltmelerini beklemekte ve istemekteyiz. Bunun insani bir gereklilik olduğu kadar şer`i bir mükellefiyet olduğuna inanmakta ve hatırlatmaktayız.” diye konuştu.    

Suriyeli mazlum halkının Cenevre’de yapılan konferansta ABD ile Rusya’nın vicdanına terk edilmemesi gerektiğini dile getiren Zeybek, “Geldiğimiz noktada ne dünyanın müstekbirleri olan ABD, Rusya, Çin ne de bunların kurduğu BM gibi güdümlü kuruluşlar bu vahşetin vebalini ve utancını kendi üzerlerinden kaldıramazlar. Politik söylemler ve diplomasi artık inandırıcılığını yitirmiştir. Zulmün siyaseti, diplomasisi olsa olsa zalime arka çıkıp güçlüden yana olan tavrını bâki kılacaktır. 10 binin üzerinde çocuk, 100 bini aşan ölümlerin ve milyonlarca evlerini yurtlarını terk eden mazlum ve mustazaf Suriyelilerin batılı güçlerin hiç de umurunda olmadığını hepimiz biliyoruz. BM’nin atacağı adımlara ümit beslemek, Srebrenitsa`da yaşananları unutmak, feraset ve basiret yoksunu olmak demektir.” diye ifade etti.   (Ali Adıyaman/Ömer Yasin Ergin - İLKHA)