TMSF`den yapılan yazılı açıklamada, bu tarz haber ve yorumların, işlemin zamanlamasıyla bir kısım borçluların kişisel özellikleri üzerinden yapıldığının görüldüğü bildirildi.

Konunun tam olarak anlaşılması bağlamında daha önceden yapılan açıklamayı bir kere daha hatırlatarak, kamuoyunun yeterince aydınlanması bakımından aşağıdaki hususların altının bir kere daha çizilmesinde yarar olduğu vurgulanılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Söz konusu alacak tahsil işlemine konu, borcu doğuran bilgi ve belgelere ulaşılması konusunda, icrai takibe muhatap 9 kişi içinde yer alan banka hakim ortağının, kasım 2013 tarihinde kurumumuza sunmuş olduğu belgelerden yola çıkılarak, gelişen süreçte gerek kurum ve gerekse ilgili banka nezdinde 2 aya yakın bir süre yapılan incelemeler sonucunda Ocak 2014 tarihi itibariyle, 1998 yılında 3 milyon 500 bin dolara karşılık gelen miktarda banka kaynağının kullanıldığı ve dolaylı yollardan yine banka kaynağı kullanılarak kredi borcunun kapatılmış gibi gösterildiği, bu şekilde kredi borcunun banka kaynaklarından finanse edilerek kapatılması nedeniyle aslında gerçekte borcun ödenmediği ve banka kaynağının tahsil edilemediği anlaşılmıştır.

GECİKTİRİCİ HERHANGİ BİR HUKUKİ SEBEP YOK
Tahsil işlemine başlanılmasını bekletici veya geciktirici herhangi bir hukuki sebebin de bulunmaması nedeniyle, 5411 sayılı Kanun kapsamında, bu kaynağı edinenlerle bu kaynağın edinilmesine neden olanlar; Nahit Hayal, Çetin Kırışgil, Mustafa Sarıgül, Oktay Özkan, Fatih Aytekin, Altan Ayanoğlu, Cafer Sait Okray, Korkmaz Yiğit ve Savaş Özcan hakkında Fon Kurulu kararı çerçevesinde alacak tahsil işlemine başlatılmıştır.
 
Kurumun bugüne kadarki uygulamalarına uygun şekilde, rutin olarak borçlu oldukları tespit edilenlerin malvarlıklarına ihtiyaten haciz tatbik edilmiş ve esas takibe ilişkin yasal süreç de işlemektedir. Konunun cezai boyutuyla ilgili incelemeler ise ayrıca devam etmektedir."

GÖREV VE YETKİ KAPSAMINDA HAREKET EDİLİYOR
Tamamen mevzuatın verdiği görev ve yetki kapsamında hareket edildiği belirtilen açıklamada, bugüne kadar banka kaynaklı borçlardan hiçkimse takip edilmiyor da ilk defa adı geçen borçlular böyle bir hukuki işleme muhatap oluyormuş gibi bir anlayışla TMSF`nin haksız bir şekilde bir takım siyasi ve güncel tartışmaların içine çekilmeye çalışıldığı ifade edildi.

Açıklamada, "Kurumumuz bugün itibariyle, aradan 16 yıl geçmiş olsa bile elde ettiği belgelere ve bilgilere dayalı olarak kamuoyunda tartışma konusu yapılan iş bu alacak tahsil işleminin haricinde birçok başka borçlu hakkında da yasal takip işlemini başlatmakta ve sürdürmektedir. Zaten kanun koyucunun Fon alacaklarına ilişkin öngördüğü 20 yıllık zamanaşımı süresi de bu amaca yöneliktir" denildi.

HALKIN SIRTINA YÜKLENMİŞ
TMSF`nin batık bankalardan kaynaklı halkın sırtına yüklenmiş olan maliyetin azaltılması konusunda çalışma yapmakla görevli ve yetkili olduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu görev ve yetki kaynağını kanunlardan ve ilgili mevzuattan almakta olup, kurumumuzun yasal olarak özerk yapısı dikkate alındığında, bu görevin ifasında Fon Kurulu alacağı kararlarda bağımsızdır.
 
Yine bilinmektedirki idarenin her türlü işlemi yargı denetimine açık olup, bugüne kadar bu işlemlere muhatap kişilerin, kanuni haklarını bağımsız yargı mercileri önünde aradıkları veya takibe konu borcu ödeme yolunu seçtikleri gözetildiğinde, söz konusu işleme muhatap kişilerin de aynı şekilde hareket etme hakkına sahip oldukları açıktır."
Kaynak: AA