Gülen grubuna gönül vermiş ihlaslı insanların içinde bulundukları durumu tasvir etmeye çalışan Ali Nur Kutlu, Gülen Grubunun ifşaatlarını kanıtlama girişimindeki ‘Gidip de dönmeyenlerin Hikayesi’ başlıklı yazısında Hizbullah Cemaatini hedef aldı. Mazlum ve mağdur durumda bırakılarak iftira ve karalamalara maruz kalan Hizbullah Cemaatinin, güdümlü medya tarafından oluşturulan ürkütücü izlenimle zihinlerde kirli bir görüntü bırakma çabalarına ortak olan Kutlu, daha çok dış politika, İslam coğrafyası ve orta doğu üzerine kalem oynatan kimliğiyle biliniyor.
 
Bugünkü yazısında Gülen grubunun, devletin içindeki kirli yapılanmanın başaktörlerinden olduğu iddiasını ispatlamaya çalışan Kutlu, aynı gruba ait medya organlarının Hizbullah Cemaati için gazete ve yazılarında, “İşin ilginci o zaman Cemaat gazetesi ve yazarları bunların İslam`la alakasının olmadığını, kullanıldığını en yüksek perdeden söylüyorlardı.” dediğini hatırlatırken ya gerçekleri görmek istemediği yahut bilinçli bir çarpıtmayla bunu yaptığı açıkça görülüyor. Zira aynı tarihlerde yine bu çevreler ve hizmetinde oldukları odaklar tarafından Hizbullah Cemaati hakarete, haksızlığa, karalamalara, mağduriyetlere ve dezenformasyonlara uğratılmaya çalışılmış ve halkta Hizbullah Cemaati hakkında olumsuz bir izlenim bırakabilmek için her türlü kirli tezgah mübah görmüştü.

Gülen Grubunu Hedefine Alırken Hizbullah Cemaatine İftira

Yazısında, “Hatırlar mısınız 1999 yılıydı sanırım Türkiye`de Hizbullah cinneti yaşanmıştı. Domuz bağları, suikastlar, adam kaçırmalar, fidye, haraç almalar ve akla zarar öldürme olayları... Bunları alnı secdeye değen, İslam adına var olduğunu söyleyen birileri yaptı dendiğinde o zaman da inanmamıştık. Sonra acı veren gerçekleri tek tek kabullenmek zorunda kaldık. İşin ilginci o zaman Cemaat gazetesi ve yazarları bunların İslam`la alakasının olmadığını, kullanıldığını en yüksek perdeden söylüyorlardı.” diyen Ali Nur Kutlu’nun Gülen grubunu hedefe alırken Hizbullah Cemaatine iftira ederek iddialarını ispat için dayanak olarak kullanma girişimi, gerçekten Hizbullah Cemaatini tanımıyor mu yoksa bilinçli bir çarpıtmamı yapıyor sorularını akıllara getirdi.

Domuz Bağı Sadece Bir Karikatür Resimden İbaret

Hatırlanacağı üzere, Hizbullah Cemaati daha önce yaptığı birçok açıklamada söz konusu iftira ve iddiaların aslını anlatmış, insaf ehli insanları gerçekleri kabullenmeye davet etmişti. Hizbullah sanıkları avukatlarından Hüseyin Yılmaz’da yaptığı açıklamalarda, müvekkillerinin ve müntesibi oldukları Hizbullah Cemaatinin hiçbir zaman ‘Domuz bağı’ olarak isimlendirilen yöntemle kimsenin canına kast etmediğini söylemiş ve ‘Domuz bağı’ tabirinin sadece bir karikatür resme dayandığını açıklamıştı. Öte yandan Ali Nur Kutlu, Hizbullah Cemaati için şimdiye kadar yapılan çarpıtma iftira/iddia’lara bir yenisini ekleyerek, ‘Fidye’ ve ‘Haraç alma’ gibi çetecilik faaliyetlerini Hizbullah Cemaatine mal etmeye çalıştı. (Hürseda Haber)