Riyad Makaev / Doğruhaber

Bugün dünya medyasında “Kafkasya” denildiğinde söz konusu olan Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan oluyor. Ancak, bu üçleme aslında hiç de doğru değildir. Kafkasya denildiğinde aklımıza gelmesi gereken bölge yıllarca Rus işgalinde olan Rusya’nın yeni “Doğu Federal Bölge” diye adlandırdığı Kuzey Kafkasya Cumhuriyetleriyle beraber 90’lı yıllarında bağımsızlığına kavuşan Gürcistan olmalı. Azerbaycan ve Ermenistan aslında Kafkasya’nın dışında kalmaktadır.

Kafkasya Cumhuriyetleri, Osetya hariç ekseriyette Ehl-i Sünnet Müslümanlardır. Dağıstan, Çeçenistan, İnguşetya dışındaki halklar “Hanefi” mezhebine tabidirler. Dağıstan, Çeçenistan, İnguşetya ise “Şafii” mezhebine tabi olurlar. Şia mezhebi, İran ile birlikte Rusya bölgede yaymaya çalışsa da Kafkasya’da toplum tarafından benimsenmedi ve hiç yoktur. Ancak, bu iki mezhep bile bölgede dönem dönem dini, etnik ve mezhepsel çatışma çıkarmak isteyen şer güçler için yeterli gelebiliyor. Bu bölge petrol ve doğalgaz ile epey zengin ve Rusya’nın çoğu petrol ve doğalgaz boru hatları bu bölgeden geçmektedir. Rusya’nın diğer petrol bölgelerine nazaran Kafkasya’da petrol çıkarmak hem kolay hem de çıkarılan petrolün ve doğalgazın kalitesi daha yüksek. Rusya’nın ev sahipliği yapacağı 2014 Kış Olimpiyat Oyunları ne yazık ki Kafkasya’nın Soçi kentinde düzenlenecek.

DAĞISTAN RUSYA İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR BÖLGE

Rusya için Kafkasya’daki bölgelerden en önemlisi Dağıstan ve Çeçenistan’dır. Dağıstan, Hazar Denizi’ne kıyısı olan bir bölge. Rusya, Dağıstan sayesinde Hazar Denizi’ne sahip ve Hazar Denizi’ne komşu olan diğer ülkeler ile petrol konusunda spekülasyonlar yapabiliyor. Ayrıca, Hazar Denizi’nde Rusya’nın savaş gemileri bulunmaktadır. İran, Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan ile ticaret ve askeri işbirliği yapabiliyor. Dolayısıyla Dağıstan Rusya için çok değerli bir bölge.

Dağıstan, kendi yapısı ile çok karışık bir bölge. Ülkede yaklaşık 36 dil konuşulmaktadır. Dağıstan halklarının hepsi Müslüman olduğu halde, hâlâ bir birlik sağlanabilmiş değil. Bölgede henüz başkanlık seçimleri yapılmıyor. Rusya Devlet Başkanı tarafından başkan belirleniyor ve atama usulü ile başkan göreve başlıyor. Dağıstan ve Çeçenistan, tarihte Rus-Kafkas Savaşı olarak adlandırılan Osmanlı döneminde Rusya’ya karşı 25 sene yürüttüğü savaşı kaybetti. Dağıstan o dönemden beri Rus işgalinde kalırken Çeçenistan dönem dönem Rusya’ya karşı yeni direnişler başlatmıştır. Son dönemde küçük çapta ayaklanmaların tüm Kafkasya’ya yayılması için uğraşılıyor. Ancak, Müslümanlar iyi bir şekilde teşkilatlanmadığı için ve özellikle İslam ümmetinden yeterince ilgi görmediği için bölge Rusya tarafından kontrol ediliyor.

Kafkasya’ya komşu olan bazı devletler dönem dönem Dağıstan’ı ve Çeçenistan’ı Rusya ile olan siyasi ve ekonomik ilişkilerde Rusya’ya karşı adeta “bir siyasi araç” olarak da kullanmıştır. Rusya’dan istedikleri çıkarları ve anlaşmaları elde ettikten sonra bölgeyi “Bu, Rusya’nın bir iç meselesidir” diyerek Rus “Kızıl Ordusuna” bırakmışlardır. Dağıstan ve özellikle Çeçenistan, İslam ümmetinin desteğini sağladıkları dönemlerde Rusya’dan bağımsızlıklarını almaya çok yaklaştıkları dönemler yaşamışlardır. Ancak Rusya her seferde Kafkasya’daki direnişe destek sağlayan komşu devletlere baskı uygulayarak veya bir şekilde anlaşarak bölgeye yapılan yardımları durdurtmuş ve Kafkasya’da hâkimiyetini yeniden bugün olduğu gibi sağlamayı başarmıştır
.
GÖZ BOYAMA REFORMLARLA KAFKAS HALKLARI KANDIRILIYOR

Kafkasya çok verimli topraklara sahip, deyim yerindeyse petrol ve doğalgazın üzerinde kurulu bir bölge. Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan konumda. Dolayısıyla Rusya, bölgede çok ciddi reformlara ve yatırımlara yer vermektedir. Müslümanlara yönelik çalışmalar hız kazanmakla birlikte ayrılıkçı zihniyeti tamamen ortadan kaldırmak adına çalışmalar yürütülmektedir.
 
Rusya, bölgesel liderleri halk arasında meşrulaştırmak adına dünya Müslüman liderlerinden bile yardım talebinde bulunmaktadır. Son zamanlarda bölgeye götürülen “mukaddes emanetler” Rus yanlısı liderlerin hizmetine verildi. Mukaddes Kâbe’nin kapısı Rus yanlısı liderlere açıldı. İslam dünyasından bölgeye yapılan ziyaretlerin hepsi bölgedeki Rus yanlısı liderleri meşrulaştırmak adına Rusya tarafından yapılan çalışmaların bir parçasıdır. Bölgedeki Müslüman halk, İslam âleminden gelen bu ilgi karşısında gerçekten aldanıyor. Kukla liderlerine karşı İslam dünyasının gösterdiği hoşgörü karşısında gözleri boyanıyor ve işgalci politikaya teslim olmak zorunda kalıyorlar.

ŞU AN KAFKASYA’DA ALDATICI BİR SAKİNLİK SÖZ KONUSU

Bölgede sadece Rusya’nın değil, okyanus ötesindeki “demokrasi vaizcileri”nin de gözü olduğu aşikârdır. Batı, Kafkasya’daki Rus politikasını bozmak adına Gürcistan’ı destekledi. Gürcistan’ın silahlı kuvvetlerinde ciddi reformlar yapıldı ve yeni Amerikancı Cumhurbaşkanı seçilmişti. Ancak Gürcistan, Rusya karşısında sadece üç gün dayanabildi. Rusya çok sert karşılık verince dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy rica etti ve meseleyi Gürcistan’dan bir parça kopararak kapattı. Yani resmen Rusya’dan özür dilediler. Sovyetlere karşı Afgan mücahitleri destekleyen ABD ve İslam dünyası, Rusya ve Kafkasya meselesinde Çeçen ve Dağıstan mücahitlerini desteklemekten kaçındılar.

Son zamanlarda Kafkasya’da aldatıcı bir sakinlik söz konusu. Dünya şimdilik Suriye meselesini tartışıyor. Batı’nın Kafkasya’ya yönelik projelerini henüz bilemiyoruz, ama Kafkasya’daki petrol ve doğalgazı istedikleri ise çok açık. 2014 Soçi Kış Olimpiyat Oyunları’ndan sonra uzmanlar tarafından bölgede ciddi değişikler olacağı tahminleri yapılsa da Suriye rejimi elindeki kimyasal silahları yok edip terör rejimi israil’i rahatlatana kadar Kafkasya bölgesinde herhangi bir hareketlenme olacağı tahmin edilmiyor.