Yüksek Mahkeme, tutukluluk hallerinin devamına dair kararların formül gerekçelere dayandığını, mahkemece cumhuriyet savcısından alınan mütalaanın kendilerine bildirilmediğini savunan iki kişinin başvurusunu kabul edilebilir buldu.

Mahkeme, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçelerinin yetersiz olması nedeniyle Anayasa`nın 19. maddesinin, "Tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama sürecinde duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir" şeklindeki 7. fıkrasının ihlal edildiğine karar verdi.

Ayrıca tutukluluğa itirazla ilgili yargılama usulü çerçevesinde başvurucular veya avukatlarına cumhuriyet başsavcısının görüşünün bildirilmemesi nedeniyle Anayasa`nın 19. maddesinin "Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir" şeklindeki 8. fıkrasının ihlal edildiğine karar verildi.

Anayasa Mahkemesi başvuruculardan birine 4 bin, diğerine 4 bin 200 lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Kararda, başvurucuların özgürlük ve güvenlik haklarına yönelik müdahale nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle telafi edilemeyecek ölçüdeki manevi zararları karşılığında, somut olayın özelliklerini dikkate alarak takdiren başvuranlardan birine 4 bin, diğerine 4 bin 200 lira manevi tazminat ödenmesi gerektiği belirtildi.
 
Kaynak: AA