Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ABD`de katılığı bir toplantıda, ``AB için bir külfetti, şimdi ise bir değer niteliği taşıyor. Her yıl bir ya da iki ülke problem çıkaracak ama süreci devam ettirmekte ısrarcıyız`` dedi.

Amerikalı işadamlarına, bir dönem AB Bakanlığı ve Başmüzakereci görevlerinde bulunduğunu da belirten Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AB sürecinin ilerlediğini ancak Türkiye`nin büyük nüfusu sayesinde AB parlamentosunda elde edeceği söz hakkının, Fransa ve Almanya gibi ülkeleri ürküttüğünü söyledi.

ANGLOSAKSON LAİKLİK

Bazı Amerikan gazetelerinde "Türk hükümetinin daha mezhepsel yaklaşım sergilediğini ve seküler çizgiden uzaklaştığı" yönünde haberlerin doğru olup olmadığı yönündeki bir soruya ise Ali Babacan, ``On yıllarca Türkiye`de laiklik anlayışı sağlıklı değildi. Daha Anglosakson bir laiklik anlayışına varmak istiyoruz. Etnik ve dini inanışlara eşit uzaklıkta olunmalı. Türkiye`de Müslüman çoğunluk ve gayrimüslim azınlıklar yaşıyor. Dini özgürlükler konusunda şimdi normalleşiyoruz. Halkımızın da isteği bu yönde`` yanıtını verdi. Babacan, sözlerine son açıklanan demokratik paket ile gelen özgürlükler ve nefret suçlarına verilen cezalarda yapılan artırımları da ekledi.