İslam topraklarını bir bir işgal eden, Müslüman halklara karşı acımasız katliamlar yapan, Büyük israili kurmaya çalışan Amerika, bu defa gözünü İran'a dikmiş bulunuyor. İran’ın etrafını uçak gemileriyle, filolarla çevirmiş durumda. İran’a teslim olmayı dayatıyor. Ya teslim olacak, bana boyun eğeceksin ya da seni imha ederim diyor. Ancak İran'ın onun için büyük lokma olacağını, boğazına takılıp onu zelil edecek süreci başlatacağını anlamıyor.
İslam dünyası derin bir endişe ve sessizliğin arasında Amerika'nın İran'ı vuracağı günün gelmesini bekliyor. Batının materyalist kültür ve felsefesinin esiri olmuş İslam dünyasının lider ve aydınları, aynen Batı gibi zaferin şartını maddi güçte görüyor. Allah faktörünü hiç düşünmüyor. Bir avuç kahraman Filistinli mücahidin üç yıl boyunca sözde dünyanın en büyük askeri güçlerinden birine karşı nasıl direndiğini gördüğü halde bu körlükten vazgeçmiyor.
Kuşkusuz bu savaşın asıl aktörü Siyonist çete israil… Siyonistlerin kuklası Trump yönetimi gaspçı çeteyi korumak, yolunu açmak, onu güvenceye almak istiyor. Tabi ümmetin petrol ve diğer zenginliklerini talan arzusu da var.
Bu savaş Amerika’ya büyük bir hayal kırıklığı getirecek. Şeytani imparatorluğun çöküşünü hızlandıracak. Belki de Amerika’nın Müslümanlarla yaptığı son savaş olacak bu. Çünkü bu savaşı başlatma gücüne sahip Amerika, bu savaşı bitirme imkânına sahip olamayacak. Bu savaşın sonunda İslam dünyasında Amerika diye bir çete barınamayacak. Amerika’nın vahşi orduları İslam ümmetinin yiğitlerinin elleriyle cehennemi boylayacaklar.
Büyük şeytanın neden olduğu savaşlar, darbeler, katliamlar, fitneler, ahlaki çürüme insanlık için artık tahammül edilemez boyutlara ulaştı. Bu haydut imparatorluğun yıkılması gerekiyor artık. İnşallah bu Müslümanların elleriyle olacak. Allah’a ve aziz İslam’a gönül veren Müslümanlar için yenilginin söz konusu olamayacağını, ölüme âşık bir ümmetle savaşılamayacağını dünyaperest Amerika çok acı tecrübelerin sonunda anlayacak.
Amerika İslam topraklarında değil bir Vietnam, bin Vietnam yaşayacak. Devasa gücüne, dehşet verici silah teknolojisine güvenip kibir okyanusu içinde boğulan bu haydut imparatorluk, askerlerinin cenazelerine tabut yetiştiremediği zaman sahip olduğu bu gücün Müslümanlar karşısında bir şey ifade etmediğini anlayacak.
Müslümanlar neden korksun, niçin korksun? Hazreti Ömer’in Uhud Savaşında müşriklerin reisine söylediği gibi bizim şehitlerimiz cennete, şirk imparatorluğunun necis ölüleri cehenneme gidecekse, o zaman neyi dert edinelim? Kimden, niçin korkalım?
Sanki bu savaş iki yabancı gücün çıkar savaşıymış gibi bir algıya teslim olmuş olan Müslümanlar uyanmalı, işin ciddiyet ve vahametinin farkına varmalı. Kurbanlık koyunlar gibi sıranın kendilerine gelmesini beklemeden ve artık hiçbir anlamı kalmamış mezhep ve kavmiyet taassubunu bir kenara bırakarak bu vahşi canavara karşı birleşmeli. Muhammed Akif’in deyimiyle tek dişi kalmış bu hasta canavara korkmadan karşı durmalı ve o kalan, sallanmaya başlayan tek dişini de sökmeli…