Ekonomi

Altına yatırım yapanları pişman eden kritik hata! İslam Memiş'ten 2026 için en büyük tuzak uyarısı

2026’nın yarısını geride bıraktık. Altına yatırım yapan birinin en büyük yanlışı ne olabilir? Ekonomi yorumcusu İslam Memiş, bir YouTube kanalındaki röportajında oldukça çarpıcı ifadelerle, altın sahibi herkesi uyardı.

Abone Ol

Uzman Memiş," Ben bir altın milliyetçisiyim; altını savunurum. Ancak bu benim kişisel tercihimdir. Buna rağmen portföylerin mutlaka çeşitlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. İnsanlara da bunu tavsiye ediyorum. "Bütün paranla altın al" ya da "Bütün paranla gümüş al" yaklaşımı değişen dünyada doğru bir karar değil.

Ne kadar altın ve gümüş savunucusu olsam da portföylerde çeşitlilik şart.

Her yıl kasım ayında bir sonraki yıl için analiz ve öngörülerimi paylaşırım, ayrıca o yıla bir isim veririm. 2025'in adını "Gümüş Yılı" koymuştum. Nitekim gümüş, hem gram hem ons bazında çok güçlü performans gösterdi. Hatta son beş yılın şampiyonu aslında gümüş oldu. 2026 yılına ise "Manipülasyon Yılı" adını verdim.

Bu dönemde yapılması gereken temel şeyler şunlar:

Uzun vadeli bir strateji belirlemek,
Birikimleri çeşitlendirmek,
Fiyata değil miktara odaklanmak.

SERT DALGALANMALAR YAKIN

Buradaki kastım, liderlerin açıklamaları ve yasal çerçevede gerçekleşen gelişmeler nedeniyle piyasalarda çok sert dalgalanmaların yaşanmasıdır. Bu süreçte sık sık al-sat yapanlar zarar görebilir; uzun vadeli strateji uygulayanlar ise avantaj sağlayabilir.

Değerli metaller grubunda altın ve gümüşü kıyaslıyorum. 2026 yılında benim beklentim altının öne çıkması, gümüşün ise bir miktar dinlenmesi yönünde.

Döviz tarafında dolar ve euroyu karşılaştırdığımda, yılı euro'nun daha güçlü tamamlayabileceğini düşünüyorum. Kağıt para birimleri arasında ise Çin yuanı ve Rus rublesini dikkat çekici buluyorum.

BORSA MI ALTIN MI?

Borsa mı altın mı sorusuna ise bu yıl için "borsa" cevabını veriyorum. Teknik ve temel nedenlerle borsada yukarı yönlü potansiyel görüyorum. Yabancı yatırımcı ilgisinin artması gibi faktörler de bu görüşü destekliyor.

Ancak yılın geri kalanında da manipülasyonların süreceğini düşünüyorum. Emtia savaşları ve ekonomik rekabetler devam ediyor. Bir gün olumlu, ertesi gün olumsuz açıklamalarla piyasalar yön değiştiriyor. Teknik analizle veya klasik mantıkla yorumlanması zor bir ortam oluşmuş durumda.

Örneğin bir hafta gümüş yüzde 20 yükselirken altın gerileyebiliyor. Portföyünde çeşitlilik olan yatırımcı bu fırsatı değerlendirebilirken, tek ürüne odaklanan yatırımcı aynı avantajı yakalayamıyor.

Bu nedenle ben fiyata değil miktara odaklanıyorum.

Türkiye'de beni en çok üzen konulardan biri finansal okuryazarlığın yeterince gelişmemiş olması. Yaygın bir yanlış algı var: Bir yatırım aracı satın alınıyor ve sürekli yükselmesi bekleniyor. Oysa hiçbir varlığın durmaksızın yükselmesi mümkün değildir

Aslında burada "maliyet ortalaması" mantığı devreye girer. Bir ürünü yüksek fiyattan aldınız, sonra fiyat düştü ve tekrar aldınız. Böylece ortalama maliyetiniz aşağı gelir. Bu, yatırımın temel prensiplerinden biridir.