Dünya genelinde enerji talebi hızla artarken, petrol fiyatlarının yeniden kritik eşik olan 100 doların üzerine çıkması ekonomi yönetimlerini ve yatırımcıları alarma geçirdi. Geçmişteki enerji krizleriyle günümüzü kıyaslayan uzmanlar, tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte olası bir krizin etkilerinin çok daha derin olabileceğine vurgu yapıyor. Ekonomist Şirin Sarı, katıldığı yayında petrol piyasasındaki volatilitenin altın, gümüş ve borsa üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendirdi. Sarı, küresel dengelerin merkezinde artık petrolün yer aldığını belirterek, stratejik rezervlerin durumundan jeopolitik gerilimlerin fiyatlara yansımasına kadar pek çok önemli noktaya parmak bastı.
STRATEJİK REZERVLER YALNIZCA KISA VADELİ ÇÖZÜM

Petrol fiyatlarını dizginlemek için gündeme gelen stratejik rezervlerin, küresel tüketim karşısında yetersiz kalabileceği ifade ediliyor. Dünyadaki günlük petrol ihtiyacı ile mevcut rezervler arasındaki dengesizliğe dikkat çeken Sarı, şu bilgileri paylaştı:
"Dünyada günlük yaklaşık 100 milyon varillik petrol tüketimi var. Stratejik rezervlerin ise yaklaşık 4 milyar varil civarında olduğu tahmin ediliyor. Yani ortalama olarak bir, bir buçuk ay dünyayı idame ettirebilecek bir rezervden söz ediyoruz."
PETROLDE 150 DOLAR SENARYOSU GÜNDEMDE
Brent petrolün yeniden üç haneli rakamlara ulaşması, özellikle ABD tarafında işlerin planlandığı gibi gitmediği yorumlarına neden oluyor. İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki hakimiyeti ve küresel arz güvenliği, fiyatların daha da yukarı gitme ihtimalini masada tutuyor. Tarihsel örneklere ve güncel savaş koşullarına değinen Sarı, olası fiyat artışları hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu sabah Brent petrolde yeniden 100 doların üzerini görüyoruz. Bu da işlerin Amerika’nın istediği gibi gitmediğini gösteriyor. İran’ın hem petrol piyasası hem de Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi devam ediyor. 1973 petrol krizinde fiyatlarda yüzde 80–90’a varan artışlar yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşında ise petrol 140 dolar bandına kadar yükselmişti. Eğer süreç uzarsa petrolde ciddi hareketler görebiliriz."
ENERJİ MALİYETLERİ YENİ BİR KRİZİ TETİKLER Mİ?
Pandemi sonrası toparlanmaya çalışan dünya ekonomisi için artan enerji maliyetleri en büyük risk faktörü olarak görülüyor. Çin gibi dev ekonomilerin enerji ihtiyacını farklı kaynaklardan sağlasa da dolaylı baskıdan kaçamayacağı öngörülüyor. Finansal piyasalarda yaşanabilecek spekülatif hareketlere karşı yatırımcıları uyaran Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Pandemi sonrasında üretimin zaten azaldığı bir dünyada enerji maliyetlerinin artması çok büyük krizlere neden olabilir. Asıl etkiyi finansal piyasalarda görebiliriz. Petrolde, emtialarda ya da borsalarda hiç beklenmeyen spekülatif hareketlerle karşılaşabiliriz."




