AKRABAYA İYİLİK YAPMAK ALLAH'IN EMRİ:

Abone Ol

Akraba, insanın içinde doğup büyüdüğü ailenin biraz daha genişletilmiş yelpazesidir. Bu yakınlık hem ana, hem baba tarafından olabilir. Akrabaya iyilik yapmak, akrabalık bağı olan herkese sılayı rahim yapmak (zaman zaman onları ziyaret ederek, onlarla yakınlık ilişkilerini sıcak tutmak) ve güzel şeylerle onlara ikramda bulunmaktır.

Akrabalık bağlarını kesmek, Allah'ın emrine karşı gelmek, onu kaale almamak demektir. Akrabalık bağını kesmek şu ayeti kerimede ifade edildiği gibi yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlarla birlikte anılmak kadar tehlikelidir: "(İslam'dan yüz çevirip) geri dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye dönmüş olmaz mısınız?" (Muhammed, 22).

Akrabaya iyilik ve ihsanda bulunmak, İslam'ın kesin emridir. "Muhakkak ki Allah adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder..." (Nahl, 90)

Yakınları ile akrabalık bağlarını korumaya itina göstererek, onlara gücü nispetinde ihsanda/iyilikte bulunmak, her kamil müminin asli görevlerindendir. İslam'ın temelinde iyilik yapma işi, ailenin özünden başlayıp dışa doğru genişleyerek devam eder. Ayeti kerimede geçen adalet ve ihsan kavramlarının içinde akrabaya iyilik etmek ihtiva ettiği halde, önemine binaen ayrıca zikredilişi bunun ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Yine Allah yolunda yapılan infaklar sıralamasında birinci olarak yer almaktadır. "Sana (Allah yolunda) ne infak edeceklerini/harcayacaklarını soruyorlar. De ki: 'Hayırdan harcadığınız şey, ebeveyn, akrabalar/yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular içindir. İyilik olarak ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu bilir." (Bakara, 215)

Şu halde ana-babaya bakmak ilk görevimizdir. Diğer akrabalarımız onları takip eder ve bu şekilde "yakın olanlar, başkalarından daha yakındır" kuralınca infak ve ihsan vacip olur. Muhsin bir mümine yakışan; akrabaya yardım etmekle birlikte daima onlarla güzel ilgi ve alakayı kesmemektir.

"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkek ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden korkup sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin üzerinizde gözetleyicidir." (Nisa, 1)

Akrabaya iyilik insanı cennete yaklaştırır, cehennemden uzaklaştırır. Nitekim bir yolculuk esnasında, bir bedevi Resulullah sallellahu aleyhi vesellemin karşısına çıkıp ya Resulellah: "Beni cennete yaklaştıracak ve cehennemden uzaklaştıracak şeyi, bana bildirir misin?" diye sordu. Resulullah sallellahu aleyhi vesellem: "Allah'a ibadet edersin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı kılarsın, zekatı verirsin, akrabaya iyilik edersin" buyurdu. (Buhari)

Yine bir hadisi kutside şöyle buyrulmaktadır: "Allah (azze ve celle) buyurdu ki, Ben Rahmanım ve akrabalığı/Rahmi ben yarattım ve ismim olan Rahman'dan ona isim diye rahim koydum. Kim akrabaya iyilik ederse, Ben de ona iyilik ederim. Kim de ondan ilgiyi keserse, Ben de ondan iyiliği keserim." (Ebu Davud, Zekat 45)

Bir adam: 'Ya Resulellah: benim akrabalarım var, ben onları ziyaret ediyorum; onlar beni ziyaret etmiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum; onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara yumuşak davranıyorum; onlar bana cahilce davranıyorlar, dedi. Allah'ın Resulü sallellahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Eğer dediğin gibiyse, sen onlara sıcak kül yedirir gibi olursun. (Sana yaptıkları kötülükten ötürü onlar sıcak kül yiyenin çektiği eziyet gibi bir vicdan azabına ve işkenceye maruz kalırlar.) Sen böyle kaldığın sürece Allah, onlara karşı sana yardım eder." (Müslim, Birr 22)