AHLAKSIZDAN AHLAK DERSİ ALMAK

Abone Ol

Ateşkese rağmen işgalci Siyonist çetenin gerçekleştirdiği suikastler, çadırlara yönelik bombardımanlar Gazze’de yaşayan mazlumların rahat bir nefes almasını engelliyor.

Barış Kurulu oluşturuldu, Gazze’nin teknokrat bir hükümet tarafından yönetilmesi konusunda adımlar atıldı, “Barış Gücü” olarak görev yapacak askerlerin bile hangi ülkelerden gönderileceği konusu konuşuldu; ama kimse Siyonist işgalci çetenin Gazze’de işgal ettiği yerlerden çekilmesi konusunda nasıl bir baskı uygulanacağını bilmiyor.

Siyonist çete, hem Gazze’de hem Suriye’de hem de Lübnan’da işgal ettiği yerlerden çekilme niyetinde olmadığını en üst düzeyden resmi ağızlar aracılığıyla söylüyor; ama buna da nasıl bir çözüm getirileceği konusunda kimsenin fikri yok!

Gerek Ortadoğu ülkeleri gerekse de Avrupa’da kimi ülkeler sorunun çözümü için Amerika’nın adım atmasını bekliyorlar; ama Amerikan yönetiminin ipleri tümüyle Siyonist çetenin elinde.

Kaldı ki, işgal, imha, hukuk tanımazlık, insani değerlere düşmanlık konusunda Amerika, son derce kirli bir sicile sahipken hangi yüzle israil’e “insani değerlere ve hukuki yükümlülüklere uymasını tavsiye edecek!

Ama en kötüsü de iğrençlik düzeyinde uygulamalara, taciz, tecavüz ve cinayetlere, insanlık dışı ablukalara, dini ve kültürel yapılara yönelik saldırılara rağmen gerek Siyonist çete gerekse de Amerika yaptıklarında bir yanlış görmüyor.

"İsrail her şeyden önce savaş hukukuna göre hareket ediyor" diyen Netanyahu, söylediklerine gerçekten de inanıyor.

O da kitlesi de öldürmeyi, işkenceyi, hırsızlığı, yalanı, iftirayı, sözünde durmamayı kendileri için bir hak olarak, hatta bir ahlak olarak görüyorlar.

Maalesef öyle iğrenç bir dönemde yaşıyoruz ki, ahlaksızlar insanlığa ahlak dersi veriyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesinin kendisi hakkında verdiği tutuklama kararına itiraz ettiğinde de benzer sözler söylemiş ve mahkemeyi “Antisemitizm” ile suçlamıştı.

Zindanda tutulan mahkumlara tacizde bulunan askerler ve onları savunan bir toplum, insanlar açlıktan ölürken yemek videoları paylaşanlar, girdikleri evlerde yağma ve hırsızlık yapanlar, çocuklarına hediye olarak evleri havaya uçurma videosu gönderenler ahlaklı öyle mi?

6 yaşındaki Hind Receb’e hedef gözeterek tam 355 kurşun sıkan, gıda paketi için toplananların üzerine bomba yağdıran, soykırım ve vahşeti dünyaya duyurdukları için dünya savaşlarından daha fazla gazeteci katleden, hiçbir anlaşmaya uymayan, yalancı, ikiyüzlü, alçak, rezil bir ordudan ve o orduya her türlü desteği veren bir halktan söz ediyoruz.

Netanyahu’ya göre bunlar “dünyanın en ahlaklı ordusu” ve bunların yaptıkları tüm bu ahlaksızlıkları dile getirenler de “Antisemitist” oluyor.

Kandan beslenen Epsteinci çete bu vesile ile kendilerini hak ettikleri yere koymayı başarıyorlar.

Aslında Netanyahu ne kadar tehlikeli bir söz ettiğinin farkında değil!

Dünyanın gözü önünde bunca vahşeti, bunca alçaklığı yapan bir topluluk var ve Netanyahu bu topluluğun “Semitik” yani Yahudi olduğunu söyleyerek gerçekte nasıl bir ruh haline sahip olduklarını deşifre ediyor.

Eğer “Antisemitizm” denilen şey bu lanetli topluluğun yaptıklarını reddetmek, onlardan beri olmaksa öyle sanıyorum dünyanın insanlığını kaybetmemiş tüm bireyleri ve toplulukları “Antisemitizm” denilen yaftayı şerefle taşımayı kabul edecektir.

Bu yaşananlara bakanlar yakın tarihimizde “Holokost” dahil tüm siyonist iddialarına şüpheyle yaklaşacak ve korku duvarları yıkıldığında mağdur edebiyatı yapan bu yalancı ve lanetli topluluğun hiçbir sözüne ve anlaşmasına güvenilmeyeceğini anlayacaktır.