Birleşik Krallık destekli bir uzay misyonu, bilimin en merak uyandıran sorularından birine nihai bir yanıt verebilir: Venüs’ün bulutlarında mikroskobik yaşam formları olabilir mi? Son beş yılda, bilim insanları iki potansiyel yaşam belirtisinin izlerine rastladı: fosfin ve amonyak. Dünya’da bu iki gaz, yalnızca canlı organizmalar ya da endüstriyel süreçler tarafından üretilmektedir.
Bu bileşiklerin Venüs atmosferinde bulunması, bilinen hiçbir doğal kimyasal ya da jeolojik süreçle kolayca açıklanamıyor. Bunun üzerine Cardiff Üniversitesi’nden Profesör Jane Greaves ve araştırma ekibi, bu gizemi daha yakından incelemek üzere bir plan üzerinde çalışıyor.
Durham'da düzenlenen 2025 Ulusal Astronomi Toplantısı’nda (Royal Astronomical Society ev sahipliğinde), ekip bu görev fikrini tanıttı. Plan, Venüs’te doğal olarak oluşması beklenmeyen fosfin, amonyak ve diğer hidrojen açısından zengin gazların tespit edilmesini ve haritalanmasını içeriyor.
Bu amaçla, 50 milyon avroluk (£43 milyon) bütçeyle CubeSat boyutunda bir uzay aracı inşa edilmesi planlanıyor. Bu araç, Avrupa Uzay Ajansı’nın 2031’de fırlatılması planlanan EnVision misyonuna “yolcu” olarak katılacak. VERVE (Venüs'te Buhar Azaltımı Keşif Aracı), Venüs’e varışta ana görevden ayrılarak bağımsız bir inceleme yapacak. EnVision ise gezegenin atmosferi, yüzeyi ve iç yapısıyla ilgili araştırmalarda bulunacak.
Bulutlardaki Kimyasal İpuçları
“Son verilerimiz, Venüs’te amonyak varlığına dair daha fazla kanıt ortaya koydu ve bunun gezegenin yaşanabilir bulut katmanlarında mevcut olabileceğini gösteriyor,” diyor Profesör Greaves.
“Fosfin ya da amonyak üretimi için bilinen hiçbir kimyasal süreç yok. Bu nedenle bunlardan hangisinin sorumlu olduğunu kesin olarak öğrenmenin tek yolu Venüs’e gitmek. Umudumuz, bu gazların bol miktarda mı yoksa iz miktarlarda mı bulunduğunu ve kaynaklarının gezegen yüzeyinde mi (örneğin volkanik püskürmelerle) yoksa atmosferde mi (belki de asidi nötralize etmek için amonyak üreten mikroplar) olduğunu belirlemek.”
Fosfin, ilk kez 2020 yılında Venüs’ün bulutlarında tespit edilmişti. Ancak daha sonraki gözlemler bu bulguyu yeniden doğrulayamadığı için sonuçlar tartışmalıydı.
Buna rağmen, Hawaii’deki James Clerk Maxwell Teleskobu’nu içeren uzun vadeli JCMT-Venus projesi, fosfin izini takip etmeye devam etti. Araştırmacılar, bu gazın gündüz-gece döngüsüne bağlı olarak değiştiğini, yani güneş ışığıyla yok olduğunu belirledi.
Ayrıca, gazın miktarının zamanla ve Venüs’ün farklı bölgelerinde değişkenlik gösterdiğini ortaya koydular.
“Bu durum, bazı çalışmalardaki çelişkili sonuçları açıklayabilir. Aslında bu şaşırtıcı değil; çünkü kükürt dioksit ve su gibi birçok kimyasal tür de değişkenlik gösteriyor. Bu da fosfinin nasıl üretildiğine dair ipuçları verebilir,” diyor JCMT-Venus projesinin lideri ve Imperial College London’dan Dr. Dave Clements.
Geçtiğimiz yıl Hull’daki Ulusal Astronomi Toplantısı’nda, Venüs’te amonyak varlığının da ilk kez tespit edildiği açıklandı. Dünya’da amonyak, esas olarak biyolojik faaliyetler ve sanayi süreçleri tarafından üretilir. Ancak Venüs’te bunun varlığını açıklayabilecek bilinen hiçbir kimyasal, atmosferik ya da jeolojik süreç yoktur.
Gezegenin yüzey sıcaklığı yaklaşık 450 °C olmasına rağmen, yaklaşık 50 kilometre yükseklikte sıcaklık 30 °C ile 70 °C arasında değişiyor ve atmosferik basınç Dünya yüzeyine oldukça benzer.
Bu koşullarda, “ekstremofil” mikropların hayatta kalması teorik olarak mümkün olabilir. Bu mikroplar, Venüs’ün daha ılıman geçmişinden kalma olabilir ve hâlâ bulutlarında bulunuyor olabilirler.





