Fransa Merkez Bankası, New York’taki Federal Reserve nezdinde tutulan tüm altın rezervlerini geri çekerek Paris’e taşıma sürecini tamamladı. Temmuz 2025 ile Ocak 2026 arasında gerçekleştirilen bu stratejik adım, bankaya önemli finansal kazanç sağladı.

“National Today” sitesine göre Paris, hibrit bir strateji izleyerek ABD piyasasında 129 ton eski altını sattı ve Avrupa’da daha yüksek kaliteli yeni külçeler satın aldı.

Fransa Merkez Bankası, toplam 2437 tonluk rezervle dünyanın dördüncü büyük altın stokuna sahip. Bu rezervlerin tamamı artık Paris’te depolanıyor. Banka, altınları geri çekme kararını Avrupa piyasasında daha kaliteli altına erişim isteğiyle gerekçelendirdi.

Operasyon yalnızca varlıkların Paris’teki kasalara taşınmasını değil, aynı zamanda fiyat farkları ve kalite artışı sayesinde yaklaşık 15,1 milyar dolarlık kazanç elde edilmesini sağladı.

“Sessiz dönüş” ve egemenlik hamlesi

Raporda, bu adımın sadece bir portföy güncellemesi değil, aynı zamanda ABD finansal altyapısına bağımlılığı azaltmayı hedefleyen bir “egemenlik mühendisliği” olduğu vurgulandı.

Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau, kararın siyasi olmadığını belirtse de sürecin, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden göreve gelmesiyle hız kazandığı ifade ediliyor.

Tarihsel arka plan

Bu hamle, Avrupa’da daha önce atılan benzer adımların devamı niteliğinde. Hollanda 2014’te, Almanya ise son yıllarda altın rezervlerinin bir kısmını ülkeye geri taşımıştı. 1960’larda ise Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle, doların değer kaybı riskine karşı altın rezervlerini geri çekmişti. Bu öngörü, Richard Nixon’ın 1971’de doların altına çevrilebilirliğini kaldırmasıyla doğrulanmıştı.

Güven krizi tartışması

Fransa’nın kararı, ABD finans sistemine duyulan güvenin geleceği konusunda soru işaretleri doğurdu. Avrupa’da, özellikle son yıllarda bazı ülkelerin varlıklarının dondurulması, merkez bankalarında ciddi bir endişe oluşturdu.

Ekonomist Barry Eichengreen’e göre, Avrupa altınının New York’ta tutulması “güvenlik doktrinine” dayanıyordu; ancak Washington’un değişen jeopolitik öncelikleri bu anlayışı zayıflattı.

Domino etkisi ihtimali

Fransa’nın 2437 ton altını geri çekmesi, Almanya ve İtalya üzerinde de baskı oluşturdu. Almanya’nın New York’ta yaklaşık 1236 ton, İtalya’nın ise yaklaşık 1053 ton altını bulunuyor.

Gözlemciler, bu adımın ABD Merkez Bankası’na duyulan “mutlak güven” algısını kırdığını ve diğer Avrupa ülkelerinin de benzer adımlar atmasına yol açabileceğini belirtiyor.

Bazı analizlere göre altın transferi, Fransa’nın dolar merkezli finans sistemine bağımlılığı azaltma stratejisinin parçası. Bu yaklaşımın, Paris’e dış politikada daha bağımsız hareket alanı sağlayabileceği değerlendiriliyor.

Bu çerçevede altın, yalnızca bir rezerv varlık değil, aynı zamanda ekonomik ve siyasi baskılara karşı bir “egemenlik aracı” olarak yeniden konumlandırılıyor.

Muhabir: Mehmet Yaman