Kamati, Hizbullah'ın anlaşmaya karşı "mümkün olan her yöntemle" mücadele edeceğini belirterek, ABD'yi soykırımcı israil üzerinde baskı kurmaya zorlayabilecek güce sahip olduğunu belirttiği İran'a güvendiklerini ifade etti. Ayrıca İslamabad süreci ve İsviçre'de yürütülen görüşmelere de bel bağlamayı sürdüreceklerini söyledi.
"Hükümetten istifa etmeyeceğiz"
Kamati, Hizbullah'ın "yakın vadede" hükümetten çekilmeyi düşünmediğini belirterek, "Tam bir kopuş ya da ayrılık istemediğimizi göstermek için hükümette kalıyoruz." dedi.
Anlaşmanın halkı sokağa dökmeye değecek bir konu olmadığını dile getiren Kamati, Hizbullah'ın Lübnan ordusuyla iş birliğini sürdürmeye hazır olduğunu da vurguladı.
"Washington'daki müzakereleri başından beri reddettik"
Kamati, Hizbullah'ın Lübnan ile israil arasında Washington'da yürütülen doğrudan müzakerelere en başından beri karşı çıktığını belirterek, ortaya çıkan tüm sonuçları reddettiklerini ve hiçbirini tanımayacaklarını söyledi.
Anlaşmanın içeriğinin sürpriz olmadığını savunan Kamati, Lübnan yönetiminin direnişe karşı tavır aldığını, ABD ve israilin de müzakerelerin temel hedefinin Hizbullah'ın silahsızlandırılması olduğunu açıkça dile getirdiğini söyledi.
Lübnan yönetiminin israilin çekilmesini Hizbullah'ın silahsızlandırılması şartına bağlamasını eleştiren Kamati, bunun kabul edilemez olduğunu belirterek, "Topraklarımızın kurtarılmasını ve silahlarımızı korumayı istiyoruz. Direniş devam edecek." dedi.
"Sokağa inmeyeceğiz"
Kamati, Beyrut'ta anlaşmayı protesto eden gösteriler hatırlatılarak yöneltilen bir soru üzerine, "Bu anlaşma için büyük halk gösterileri düzenlemeyeceğiz. Ölü doğmuş bir anlaşma için ülkenin istikrarını bozacak hiçbir girişimde bulunmayacağız." ifadelerini kullandı.
Hizbullah'ın önceliğinin israile karşı mücadele olduğunu söyleyen Kamati, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin de anlaşmayı reddettiğini ve bunun ülkede fitne çıkarmayı amaçladığını düşündüğünü aktardı.
"Deneysel bölgeler" eleştirisi
Anlaşmada öngörülen "deneysel bölgeler" uygulamasını da eleştiren Kamati, israil işgali altındaki bölgelerin kademeli olarak boşaltılmasını öngören bu yaklaşımın "aşağılayıcı" olduğunu savundu.
israilin hiçbir ön koşul olmadan Lübnan topraklarından çekilmesi gerektiğini söyleyen Kamati, çekilmenin ardından Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanmasına Hizbullah'ın her zaman olduğu gibi destek vereceğini ifade etti.
"Her ihtimal masada"
Soykırımcı israilin yeniden saldırı düzenleme ihtimalinin sorulması üzerine Kamati, "Her ihtimal mümkündür." dedi.
Bu nedenle İran'ın ve yürütülen diplomatik girişimlerin önemine dikkat çeken Kamati, Hizbullah'ın elindeki güçten vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile yapılması planlanan görüşmenin gerçekleşmediğini belirten Kamati, Avn'ın Hizbullah'a yönelik açıklamalarını eleştirerek, ABD'nin Washington hattı üzerinden İslamabad sürecini sabote etmeye çalıştığını öne sürdü.
Bölgesel güvenlik ittifakı iddiası
Kamati ayrıca, Lübnan da dahil olmak üzere bölgedeki sorunların çözümü için İslam ve Arap ülkelerinden oluşacak bölgesel güvenlik ve ekonomi ittifakı kurulmasının gündemde olduğunu belirtti.
Bu yapının dış güçlere ihtiyaç duyulmadan bölgenin güvenliğini sağlamayı amaçladığını belirten Kamati, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Körfez turunun ise bu girişimi engellemeyi hedeflediğini öne sürdü.
Kamati, İran ile bazı Arap ülkelerinin bu proje üzerinde çalışmayı sürdürdüğünü ve bunun, israil-ABD eksenindeki süreçten çok daha uygun bir seçenek olduğunu savundu.