Pazar günü Papa XIV. Leo, dünya liderlerine silahları bırakmaları ve barışı seçmeleri çağrısında bulundu. “Başkalarına hükmetme arzusundan vazgeçin” mesajı veren Papa’nın bu çıkışı, İran savaşı eleştirilerinin zirvesi olarak değerlendirildi. Papa daha önce de “dünyanın emperyalist işgali”ni kınamış ve Tanrı’nın “savaş yürütenlerin dualarını kabul etmediğini” vurgulamıştı.
Söz konusu açıklamaların, doğrudan ABD yönetimini ve özellikle Başkan Donald Trump ile çevresindeki Hristiyan kadroları hedef aldığı yorumları yapıldı. Trump, Papa’nın sözlerine kamuoyu önünde yanıt vermezken, iki taraf arasında kapalı kapılar ardında gerilimin aylardır tırmandığı ifade ediliyor.
Bu gerilim, ABD’li üst düzey savunma yetkililerinin Vatikan’dan bir diplomatı Pentagon’a çağırmasıyla daha da görünür hale geldi. Görüşmeye ilişkin bilgi veren ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen Vatikan kaynaklarına göre toplantıda ABD’nin askeri gücüne vurgu yapılarak, Washington’ın istediği adımları atabilecek kapasitede olduğu mesajı verildi ve Kilise’den bu çizgide durmasının beklendiği ifade edildi.
ABD’nin neden Vatikan’ın desteğini aradığı sorusu ise dikkat çekiyor. Uzmanlara göre bunun temel nedeni, Katolik Kilisesi’nin hala küresel ölçekte bir ahlaki otorite olarak görülmesi. Bu nedenle Papa’nın desteği ya da en azından sessizliği, askeri gücün tek başına sağlayamayacağı bir meşruiyet zemini oluşturabiliyor.