Dünya

ABD İran'a baskı için el koyma planı

Trump yönetimi, İran petrolü taşıyan tankerlerin el konulmasını değerlendirirken, olası İran misillemesi ve küresel petrol fiyatlarında sert artış riski nedeniyle kararını henüz netleştirmedi.

Abone Ol

ABD’nin Wall Street Journal gazetesinin Amerikalı yetkililere dayandırdığı haberine göre, Başkan Donald Trump yönetimi son dönemde İran petrolü taşıyan tankerlerin el konulması seçeneğini görüştü. Bu adımın, Tahran üzerindeki baskıyı artırmak ve nükleer programla ilgili müzakerelerde taviz vermesini sağlamak amacı taşıdığı belirtildi. Ancak yetkililer, İran’dan neredeyse kesin bir karşılık gelmesi ihtimali ve küresel petrol piyasalarına etkisi konusundaki ciddi endişeler nedeniyle Beyaz Saray’ın henüz nihai kararını vermediğini ifade etti.

Gazeteye göre ABD, iki ay önce başlatılan ve yaptırımlara tabi tankerleri hedef alan kuşatma kapsamında İran petrolü taşıyan bazı gemilere zaten el koydu. Bu gemilerin, yaptırımlara tabi ülkelerden Çin ve diğer alıcılara petrol taşıyan ve “gölge filo” olarak adlandırılan ağın parçası olduğu belirtildi. Washington, bu stratejiyi genişleterek yaptırım altındaki tankerlerin İran limanlarında petrol yüklemesini engellemenin, Tahran’ın en önemli gelir kaynaklarından birine baskı yapabileceğini değerlendiriyor.

Ancak yetkililer, böyle bir adımın savaş eylemi olarak görülebileceği uyarısında bulundu. İran’ın, ABD’nin bölgedeki müttefiklerine petrol taşıyan tankerleri ele geçirme ya da dünya petrol arzının yaklaşık dörtte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini tehdit etme yoluna gidebileceği ifade edildi. Bu tür bir tırmanışın petrol fiyatlarında sert artışa yol açabileceği ve bunun da ABD yönetimini ciddi iç siyasi ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya bırakabileceği belirtildi.

Haberde ayrıca ABD Hazine Bakanlığı’nın bu yıl İran petrolü taşıyan 20’den fazla gemiye yaptırım uyguladığı ve bu gemilerin potansiyel el koyma hedefleri arasında olduğu aktarıldı. Beyaz Saray’dan bir yetkili ise Trump’ın diplomatik yolu tercih ettiğini, ancak Tahran ile yürütülen görüşmelerin başarısız olması halinde birden fazla seçeneği masada tuttuğunu söyledi.