Bölgedeki savaşın maliyeti artık sadece fiyat artışları ya da piyasa dalgalanmalarıyla sınırlı değil; üretilemeyen ve piyasaya ulaşamayan petrol varilleriyle ölçülüyor. Kpler verilerine göre, şubat sonundan itibaren yaklaşık 50 günlük savaş sürecinde küresel piyasadan 500 milyon varilden fazla ham petrol ve kondensat çekildi. Bu kaybın değeri 50 milyar doları aştı ve modern tarihin en büyük enerji arz şoklarından biri olarak nitelendirildi.

Bu rakamın önemi yalnızca büyüklüğünden değil, ekonomik karşılığından kaynaklanıyor. Enerji araştırma şirketi Wood Mackenzie’nin baş analisti Ian Mowat’a göre bu kayıp, küresel havacılık talebinin yaklaşık 10 haftalık tüketimine, dünya genelinde kara ulaşımının 11 gün durmasına veya küresel ekonominin 5 gün boyunca petrolden mahrum kalmasına eşdeğer. Aynı miktar, ABD’nin yaklaşık bir aylık petrol talebine yaklaşırken Avrupa’nın bir aylık tüketimini de aşıyor; ayrıca uluslararası deniz taşımacılığını yaklaşık 4 ay besleyebilecek büyüklükte. Bu durum, yalnızca fiyatlama sorunu değil, doğrudan fiziksel arz açığı anlamına geliyor.

Şokun merkezinde Basra Körfezi yer alıyor. Küresel enerji piyasasının denge unsuru olan bölge, savaş nedeniyle ciddi üretim kaybı yaşadı. Körfez’deki Arap üreticiler mart ayında günlük yaklaşık 8 milyon varil üretim kaybına uğradı; bu da toplam üretimlerinin yaklaşık %40’ına denk geliyor ve ExxonMobil ile Chevron’un toplam üretimine yakın bir seviyeyi ifade ediyor. Bu büyüklükte bir kayıp, krizi bölgesel olmaktan çıkarıp küresel arz-talep dengesini bozan bir faktöre dönüştürdü.

Kayıplar yalnızca ham petrolle sınırlı kalmadı; havacılık yakıtı da ciddi darbe aldı. Kpler verilerine göre Suudi Arabistan, Katar, BAE, Kuveyt, Bahreyn ve Umman’dan jet yakıtı ihracatı şubatta 19,6 milyon varil seviyesindeyken, mart ve nisan döneminde 4,1 milyon varile kadar geriledi. Reuters, bu kaybın New York’taki John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı ile Londra’daki Heathrow Havalimanı arasında yaklaşık 20 bin gidiş-dönüş uçuşu karşılayabilecek düzeyde olduğunu belirtti. Böylece kriz, enerji piyasasından taşarak ulaşım, turizm ve ticaret sektörlerini de doğrudan etkiledi.

Finansal açıdan bakıldığında, Kpler’in baş petrol analisti Johannes Raubal, savaş süresince ortalama varil fiyatının 100 dolar civarında seyretmesinin, kaybolan üretimin yaklaşık 50 milyar dolarlık gelir kaybına denk geldiğini ifade etti. Bu rakam Almanya’nın yıllık GSYH’sinin yaklaşık %1’ine, Letonya veya Estonya gibi ülkelerin toplam ekonomik büyüklüğüne yakın.

Aynı dönemde küresel kara petrol stokları nisan ayında yaklaşık 45 milyon varil azalırken, mart sonundan itibaren üretim kesintileri günlük 12 milyon varile ulaştı. Bu da piyasanın hâlâ doğrudan arz şoku yaşadığını gösteriyor.

Kuveyt ve Irak’taki ağır petrol sahalarının normale dönmesi 4-5 ay sürebilirken, bölgedeki enerji altyapısının tam toparlanması yıllar alabilir. Özellikle Katar’daki Ras Laffan LNG tesisindeki hasar dikkat çekiyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise Orta Doğu’daki kayıp kapasitenin tamamen geri kazanılmasının yaklaşık iki yıl sürebileceğini belirtiyor.

Muhabir: Mehmet Yaman