Cumartesi günü gerçekleştirilen bir kundaklama saldırısı, kentin güneybatısında yaklaşık 45 bin hanenin, 2 bine yakın işletmenin, 4 hastanenin, 74 bakım evinin, 20 okulun ve toplu taşıma ağının önemli bir bölümünün günlerce elektriksiz kalmasına yol açtı.

Saldırının sorumluluğunu, kendilerine “Vulkangruppe (Volkan Grubu)” adını veren sol görüşlü anarşist bir yapı üstlendi. Grup, eylemin amacının “iktidardakilerin elektriğini kesmek” ve Almanya’nın fosil yakıtlara bağımlılığına dikkat çekmek olduğunu açıkladı. Federal savcılık, sabotajı kritik altyapıya yönelik ciddi bir saldırı olarak nitelendirerek soruşturmayı devraldı.

Kesinti, yalnızca elektrikle sınırlı kalmadı; binlerce kişi ısıtma ve sıcak sudan da mahrum kaldı. Çarşamba sabahı itibarıyla yaklaşık 20 bin hane ve 850 işletmeye yeniden bağlantı sağlanırken, olay Alman kamuoyunda derin bir öfke ve endişe oluşturdu.

Berlin Belediye Başkanı Kai Wegner’in, mağdurların askeri kamp yataklarında barındırıldığı bir spor salonunu ziyareti sırasında tepkiler yükseldi. Bir vatandaş, kameralara “Bu şehirde ne yanlış gidiyor?” diye seslenirken, birçok Berlinli elektrik şebekesinin nasıl bu kadar savunmasız olabildiğini sorguladı.

Berlin’in enerji ve ekonomi senatörü Franziska Giffey, saldırıyı “kritik altyapıya vurulmuş ağır bir darbe” olarak tanımladı. Saldırganların, yüksek gerilim kablolarını taşıyan bir köprüyü ateşe verdiklerini ve muhtemelen açık kaynaklı haritalardan yararlandıklarını söyledi. Giffey, “İnternette çok fazla bilgiye erişilebiliyor. Bundan sonra şeffaflıktan ziyade güvenliğe öncelik vermek zorundayız,” dedi.

Kritik altyapı uzmanları ise yaşananları uzun süredir yapılan uyarıların bir sonucu olarak değerlendiriyor. Bağımsız uzman grubu AG Kritis’in kurucularından Manuel Atug, elektrik, su ve dijital ağların tek bir saldırıyla çökmesini önleyecek yedekleme ve dayanıklılık planlarının yetersiz olduğunu belirtti. “Dayanıklılık maliyetlidir. Şirketler yalnızca yasal olarak zorunlu kılınan önlemleri alıyor,” dedi.

Kriz sırasında Kızılhaç binlerce kişiye acil yardım sağlarken, Alman ordusu hastanelere jeneratörler için dizel yakıt ulaştırdı. Kent genelinde oteller, kütüphaneler, müzeler ve spor tesisleri elektriksiz kalanlara kapılarını açtı.

Muhabir: Muhammed Mahsum Tuna