ABD’nin İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı yürüttüğü savaş ile Vietnam savaşı arasındaki karşılaştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, ilkinin yalnızca 40 gün sürmesine rağmen maliyetinin uzun vadeli Amerikan tahminlerine göre yaklaşık 1 trilyon dolar olmasıdır. Buna karşılık Vietnam savaşı, yaklaşık 22 yıl sürmesine rağmen maliyeti yalnızca 165 milyar dolar (bazı kaynaklara göre 450 milyar dolar) civarında kalmıştır.

Vietnam savaşı ABD’nin en uzun savaşlarından biri olarak (1953–1975 arası yaklaşık 22 yıl) öne çıkmaktadır. Bu savaşın doğrudan maliyeti bazı Amerikan kaynaklarına göre o dönem fiyatlarıyla yaklaşık 168 milyar dolar, diğer tahminlere göre ise 450 milyar dolar (bugünün fiyatlarıyla yaklaşık 3 trilyon dolar) seviyesindedir.

Her iki savaşta da ABD, yoğun askeri güç kullandı. Vietnam’da ABD yaklaşık 12 milyon ton bomba attı; bu miktar, II. Dünya Savaşı’nın tüm cephelerinde kullanılan toplam bombanın dört katına eşitti. Ancak bu strateji başarısız oldu ve ABD savaşı kaybetti. Savaşta 58 bin Amerikan askeri öldü, 300 bini ise yaralandı.

İran savaşında ise enflasyon, gaziler için sağlık harcamaları, borç faizleri ve uzun vadeli ekonomik etkiler de eklendiğinde maliyetin 1–1,3 trilyon doların çok üzerine çıkabileceği belirtiliyor. Vietnam savaşı günlük maliyeti görece düşük ama uzun süreli bir yıpratma savaşıydı. Buna karşın İran savaşı kısa sürede gerçekleşmesine rağmen günlük maliyeti çok daha yüksek.

Bazı Amerikan tahminlerine göre Vietnam savaşının uzun vadeli maliyeti bugünün fiyatlarıyla 1 trilyon doları aşmış olabilir. Ancak İran savaşının farkı, bu maliyetin onlarca yıla değil sadece haftalara yayılması; bu da onu ABD tarihinin en pahalı kısa süreli savaşlarından biri haline getiriyor.

İran savaşında maliyetler Vietnam’a kıyasla yaklaşık beş kat daha yüksek. Ekonomik tahminlere göre savaşın ilk 6 gününde maliyet 11,3 milyar dolara ulaştı. Bir ay içinde bu rakam 30–45 milyar dolar aralığına çıktı ve Nisan 2026’daki ateşkese kadar toplamda 25–35 milyar dolar daha harcandı. Harvard Üniversitesi’nden savaş bütçeleri uzmanı Linda Bilmes’e göre, toplam maliyet 1 trilyon dolara ulaşabilir ve savaş uzarsa daha da artabilir.

Bilmes’e göre ABD, İran savaşında günde yaklaşık 2 milyar dolar harcıyor. Bu tür savaşlarda gerçek maliyetler çoğu zaman başlangıç tahminlerinin çok üzerine çıkıyor. Nitekim Irak savaşı için başlangıçta 200 milyar dolar tahmini yapılmışken, nihai maliyet 5 trilyon doları bulmuştu.

İran savaşında da benzer bir durum yaşandığı, ilk günlerde maliyetin düşük gösterildiği, ancak gerçekte çok daha yüksek olduğu ifade ediliyor. Pentagon ilk günler için 11,3 milyar dolar açıklasa da, gerçek harcamanın en az 16 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

Orta ve uzun vadeli maliyetler de oldukça yüksek. Önümüzdeki yıllarda askeri tesislerin onarımı, silah stoklarının yenilenmesi ve daha gelişmiş sistemlerin tedariki gibi harcamalar devam edecek. Bölgede en az 20 ABD askeri üssü ve tesisinin ciddi hasar gördüğü ve bunların onarımının yıllar süreceği ifade ediliyor.

İran savaşının pahalı olmasının başlıca nedenlerinden biri, kullanılan ileri teknoloji silah sistemleri. ABD; gelişmiş füze savunma sistemleri (THAAD, Patriot), stealth uçaklar ve yüksek maliyetli mühimmat kullandı. Örneğin:

SM-3 füzesinin maliyeti: yaklaşık 27,9 milyon dolar
THAAD önleme maliyeti: 12,8–15 milyon dolar
Patriot füzesinin maliyeti: 4,1–5 milyon dolar
Tomahawk füzesi: yaklaşık 2 milyon dolar
MQ-9 Reaper İHA: yaklaşık 120 milyon dolar
B-2 bombardıman uçağı: saatlik 130–150 bin dolar

Bu nedenle modern savaşta bir dakikalık maliyet bile Vietnam dönemine kıyasla çok daha yüksek. Hatta bazı durumlarda kullanılan savunma füzesinin maliyeti, hedef alınan objeden daha pahalı olabilmekte.

Foreign Policy tarafından yayımlanan bir analiz, İran ile Vietnam’ın ABD’ye karşı benzer bir strateji izlediğini öne sürüyor. Her iki taraf da savaşı uzatarak ABD’yi ekonomik olarak yıpratmayı hedefledi.

Analize göre İran, Vietnam’ın başarılı stratejisini uygulayarak ABD’yi ekonomik açıdan zorlamayı başardı. Bu nedenle Trump’ın ateşkese yöneldiği ve savaşın ekonomik-siyasi sonuçlarından çekindiği belirtiliyor. Özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü, küresel ekonomi üzerinde büyük baskı oluşturdu.

Foreign Policy, Vietnam örneğine atıfla, İran’ın da ABD’yi ekonomik olarak yıpratma stratejisinde başarılı olduğunu ve bu avantajı kullanarak Trump üzerinde siyasi baskıyı artırabileceğini öngörüyor. Özellikle yaklaşan ara seçimler ve küresel gelişmelerin bu süreci daha da kritik hale getirdiği ifade ediliyor.

Muhabir: Mehmet Yaman