Türkiye’de aile yapısına ilişkin dikkat çeken veriler açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri’ne göre evlenen çift sayısı 552 bin 237’ye gerilerken, boşanmalar 193 bin 793’e yükseldi. Evlilik oranlarındaki düşüş ve boşanma hızındaki artış, son 25 yılın en çarpıcı seviyelerine işaret ederek toplumsal dengelerdeki değişimi gözler önüne serdi.
Evlilik Sayısı Geriledi
2024’te 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025’te 552 bin 237’ye düştü.
Kaba evlenme hızı ise binde 6,43 olarak gerçekleşti.
En Fazla ve En Az Evlenme Oranına Sahip İller
-
En yüksek evlenme hızı:
-
Gaziantep – binde 7,76
-
Osmaniye – binde 7,68
-
Şanlıurfa – binde 7,50
-
-
En düşük evlenme hızı:
-
Tunceli – binde 4,18
-
Gümüşhane – binde 4,58
-
Ardahan – binde 4,67
-
Boşanmalar Artışta: 193 Bin 793 Çift Ayrıldı
2024’te 188 bin 963 olan boşanan çift sayısı, 2025’te 193 bin 793’e yükseldi.
Kaba boşanma hızı ise binde 2,26 olarak kaydedildi.
Boşanma Hızında Zirve ve Dip Noktalar
-
En yüksek boşanma hızı:
-
İzmir – binde 3,28
-
Antalya – binde 3,21
-
Denizli – binde 3,14
-
-
En düşük boşanma hızı:
-
Hakkari – binde 0,51
-
Şırnak – binde 0,52
-
Bitlis – binde 0,63
-
İlk 5 Yıl Kritik
Boşanmaların:
-
%34’ü evliliğin ilk 5 yılında
-
%20,3’ü 6-10 yıl içinde gerçekleşti.
Bu veri, evliliğin ilk yıllarının çiftler açısından en riskli dönem olduğunu ortaya koyuyor.
Ortalama Evlenme Yaşı Yükseldi
2025’te ortalama ilk evlenme yaşı:
-
Erkeklerde 28,5
-
Kadınlarda 26,0
Cinsiyetler arasındaki yaş farkı 2,5 yıl oldu.
Yabancı Gelinler Damatlardan 5 Kat Fazla
-
Yabancı damat sayısı: 5 bin 347 (%1)
-
Yabancı gelin sayısı: 28 bin 646 (%5,2)
Yabancı gelinlerde ilk sırada Suriyeliler yer alırken, onları Özbek ve Faslı gelinler izledi.
191 Bin 371 Çocuk Etkilendi
2025 yılında kesinleşen boşanma davalarında 191 bin 371 çocuk velayete verildi.
Velayetlerin:
-
%74,6’sı anneye
-
%25,4’ü babaya verildi.
Aile Yapısında Dikkat Çeken Değişim
2025 verileri, Türkiye’de evlilik oranlarının gerilediğini, boşanmaların ise yükseliş trendine girdiğini net biçimde ortaya koyuyor. Uzmanlar, ekonomik koşullar, değişen toplumsal dinamikler ve artan bireyselleşmenin bu tabloda etkili olabileceğini belirtiyor.
Türkiye’de aile yapısındaki dönüşüm, önümüzdeki yıllarda da gündemin en önemli başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.