Orta Doğu’daki savaşın yakıt tedarikini aksatması nedeniyle havayolu şirketleri operasyonlarını yeniden düzenlerken, bu ayki uçuş programlarından yaklaşık iki milyon koltuk çıkarıldı.
Havacılık analiz şirketi Cirium verilerine göre, son iptallerin ardından dünya genelinde mayıs ayında yaklaşık 13 bin daha az uçuş gerçekleştirilecek.
Bu rakam küresel havacılık kapasitesinin yüzde 2’sinden azına karşılık geliyor. Londra Heathrow Havalimanı programlarından net yalnızca 111 uçuş çıkarılmış olsa da, sektör uzun vadede jet yakıtı tedarikindeki sorunların yaz aylarında daha fazla uçuş iptaline yol açmasından endişe ediyor.
İngiltere’deki havayolu şirketlerine hafta sonu yapılan bilgilendirmede, gerekmesi halinde yoğun hatlardaki uçuşların birleştirilmesi konusunda daha esnek hareket edilebileceği bildirildi.
İptal edilen iki milyon koltuğun bir kısmı daha küçük uçakların kullanılmasıyla azaltılırken, bazı uçuşlar tamamen kaldırıldı.
En büyük düşüş İstanbul ve Münih’te
Uçuş sayısındaki en büyük gerilemenin İstanbul ve Münih’te yaşandığı belirtildi.
Türk Hava Yolları ile Alman bayrak taşıyıcısı Lufthansa önemli ölçüde kesintiye gitti. Lufthansa’nın CityLine iştiraki aracılığıyla 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal ettiği bildirildi.
Jet yakıtı fiyatları, savaşın ardından iki katından fazla arttı.
Yaz aylarında yeni iptaller olabilir
İngiltere merkezli kısa mesafeli havayollarının çoğunun yakıt maliyetlerine karşı önceden koruma (hedging) anlaşmalarına sahip olduğu ve bu nedenle kısa vadede büyük maliyet artışları beklemediği ifade edildi.
EasyJet ve Wizz Air, yakıt faturalarındaki baskıya rağmen yaz uçuş programlarını tam kapasite uygulayacaklarını açıkladı.
Sektör temsilcileri şu anda fiili bir yakıt kıtlığı yaşanmadığını, çünkü tedarik zincirinde genellikle altı haftalık görünürlük bulunduğunu belirtti. Ancak uluslararası kuruluşlar, savaşın sürmesi halinde Avrupa’nın jet yakıtı sıkıntısıyla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Goldman Sachs analistleri yayımladıkları araştırma notunda, Avrupa’nın en büyük net jet yakıtı ithalatçısı olması nedeniyle İngiltere’nin en kırılgan ülke konumunda olduğunu belirtti.
Raporda İngiltere’de düşük stok seviyeleri, yüksek ithalat bağımlılığı ve azalan rafineri kapasitesi nedeniyle yakıt stoklarının “kritik seviyelere” düşebileceği ve bunun da yakıt kısıtlaması ihtimalini artırabileceği ifade edildi.





